Uzuuunn zamandır seyreylediğim en güzel film, çok şey yazmak mümkün ancak, üşeniyorum, mutlaka izleyin diyorum. Biraz uzun, 3 saat kadar sürüyor sanıyorum ancak bir 3 daha sürse de izlesek te denilebilir. Tırnak mırnak kalmadı hep kemirdim...
10 NUMARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 NUMARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Nisan 2013 Cuma
18 Nisan 2013 Perşembe
UPSİDE DOWN & ANOTHER WORLD
Hollywood'un alternatif dünya arayışları devam ediyor. Upside Down'da, birbirlerine tersten bakan iki dünya var, dünyaların kendilerine ait fizik kanunları var, bu kanunların önünde eğilmeyen, tabuları yıkmaya çalışan bir de aşk var. Bence keyifli filmdi, yine farklı fikirler üretip başarıyla canlandırmış el oğlu...
Another earth de de paralel evren konusunu irdeliyoruz, üstteki filmden biraz daha yavaş, ama bir kuble daha uzun zihnimde yer bulan, sonunda da bir tutam sinema büyüsü tozuyla güzel güzel misyonunu tamamlayan bir muhterem film olmuş ya da kısaca, gene ellerine sağlık, beğendim...
Another earth de de paralel evren konusunu irdeliyoruz, üstteki filmden biraz daha yavaş, ama bir kuble daha uzun zihnimde yer bulan, sonunda da bir tutam sinema büyüsü tozuyla güzel güzel misyonunu tamamlayan bir muhterem film olmuş ya da kısaca, gene ellerine sağlık, beğendim...
29 Ağustos 2012 Çarşamba
The Fall - Düşüş
Bir reklamcı film yapmış, 4 senede tamamlamış, bir kaç saniyelik görüntüler için 23 ülkede çekim yapmış , bunu çeken kameramanın gözü kör olmuş :) 
Bunun gibi sahnelerle dolu, çok güzel bir film olmuş. Çok beğendim. Yine kenara köşeye attığım filmlerden biri. Ben ne ön yargılı insan evladıyım yaf. Neyse ki geç de olsa seyreyledim, içim rahat, sinema buymuş, bayıldım, hiç bitmese dedim...
25 Temmuz 2012 Çarşamba
MELANCHOLİA
Filmde uzun bir düğün faslı var, sinemada seyreylemiş olsaydım -ki afişine bakıp, gitmezdim- herhalde ilk yarıyı düğün faslıyla kapatmışlardır. Aslında gördüğüm en güzel düğün organizasyonuydu. Neden benim böyle bir eniştem yok ( enişteyi de 24 ten biliriz) neden kimse bana böyle bir düğün yapmadı diye içlendim.
Filmde çok güzel, fotoğraf kalitesinde görüntüler var. Yani tamamı böyle. Bitip te çok hoşuma gidince araştırma gereği duydum, meğer yönetmeni lars von trier imiş, hakkını da gani gani vermiş...
Filmde psikolojik bir doğal afet durumu ya da onun gibi ilginç bir konu işlenmiş, bunu da ilk kez gördüm ben, hem konusu orjinal hem sarsıcı hemi de bittiğinde mal gibi ekrana bakakaldım daha da ayrıntı vermem , bence seyreyleyin, sizi de utandırsın...
12 Haziran 2012 Salı
Entelköy Efeköye Karşı
Dondurmam Gaymak gibi süper bir referansı var filmin bi kereeee...Ekolojik dengeyle ilgili konusu, direkt benim ilgi alanıma giriyor ikiiiii...Bir de bayıldığım ege köylüleri, ege şivesi, ege türküleri ihtiva ediyor ki içeriği, ben böyle organik filmi beğenmezmiyim a günlük???
Filmde aşırı doz toplumsal mesaj var, ama sıkmıyor çünkü ege şivesiyle, bol küfürlü , çok matraklar. Malesef acıklı durumdaki köylü profilimize dair net ve doğru çözümlemeler eylemiş film, farzı misal;
-önce sınıf bilinci edinmelisiniz. köylümüsün burjuvamısın, işçimisin, nesin?
-köylüyüz, köylüyüz, evet.
-...rak köylüsün! südünü yoğurdunu şehirde marketten alıyosun, üretmiyosun, bütün gün kahfede okey oynuyosun...
gibi...
Filmde aşırı doz toplumsal mesaj var, ama sıkmıyor çünkü ege şivesiyle, bol küfürlü , çok matraklar. Malesef acıklı durumdaki köylü profilimize dair net ve doğru çözümlemeler eylemiş film, farzı misal;
-önce sınıf bilinci edinmelisiniz. köylümüsün burjuvamısın, işçimisin, nesin?
-köylüyüz, köylüyüz, evet.
-...rak köylüsün! südünü yoğurdunu şehirde marketten alıyosun, üretmiyosun, bütün gün kahfede okey oynuyosun...
gibi...
Tolga Çandar'dan ailecek severek dinlediğimiz 'şu köyceğiz yolları' nı çok güzel söylemişler, gönlerdir yine dilimde... Heleee film bitince Tarkanım gümbür gümbür 'benim sadık yarim kara topraktır' ı söylemiyor mu? wallahi de söylüyor günlükçüm...
Tek itirazım, Nejat Yavaşoğulları'nadır; rockçılardan da yeteneksizi çıkabiliyormuş demek ki, o nasıl bir karikatür tiptir, ne gereksiz bir karakterdir...Babasını sevmezdim zaten...peeehhhhh...Film güzel ama...Gerçek...
3 Mart 2012 Cumartesi
Perfect Sense
Bu kış güzel film yaptı dostlar, mahsül iyi. Arka arkaya hoşumuza giden filmler seyrettik bu ara. Çeviren, 'yeryüzündeki son aşk' buyurmuş, herhalde konu fazla etkiledi, duygusal bir anına da denk geldi. Kim karar veriyor film isimlerinn Türkçesine? Bilen varmı?
22 Şubat 2012 Çarşamba
La piel que habito - İçinde yaşadığım deri
Öncelikle şunu höykürmek isterim ki;ALMODOVAR sen bizim her şeyimizsinnnnn!!!!
Film mükemmel, ellerine sağlık Pedrocum, Antonio'ya 10puan10puan10 puan, film Volver kadar hatta daha da iyi. Sayfalarca spoiler attırmak ister deli gönül ama yapmıyorum, tutuyorum kendimi, seyreyleyecekseniz, öncesinde sakın bir şey okumayın, sizi de çok şaşırtacak, gazını kaçırmayın derim, 6. hisse dönmesin, yazıktır, güzel film, çok güzel, okumayın.
14 Aralık 2011 Çarşamba
ZAMANA KARŞI ( IN TIME )
Hep boş vakit filmleri önerecek değiliz :) son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden bir tanesi daha. Parasız adam şerefsiz adam felsefesi üzerine birde zamanınızı harcamayın değerini bilin felsefeside eklenince öğreti sahibi bir film olmuş. İzlerken mantıksızlık aramayın fikre odaklanın ve şapka çıkarın keyifle seyredeceğiniz bir film olur. Filmde hiç kimse yaşlanmadığı için tamamen genç bir kadro var . Sümüklü justinde iyice oyuncu olmaya başladı artık. Amanda bacımızda eşşek gözleriyle bütün bir film boyunca alttan bakışlar atıyor ama sevimli bakışlar. Dikkat ettiyseniz filmin konusuna pek girmiyorum ki keyfi kaçmasın :)
Kesinlikle ve kesinlikle seyredin iyi seyirlerrrr...
29 Kasım 2011 Salı
YETİMHANE- JULİA'NIN GÖZLERİ

El Orfanato, hayatımızın gerilimi. Çok seviyoruz, Simon yavrum nası tatlı, nası üzdü bizi...
Belen rueda'ya bayılıyoruz, iki filmde de o oynamış. İki filmin yapımcısıda aynı, Guillermo del Toro. Ama Julianın gözleri, gerilim filmi klişelerini öyle çok tekrarlıyor ki, bu yüzden ,yetimhane kadar olamıyor...
28 Kasım 2011 Pazartesi
LİMİT YOK
Fıstık gibi film işte ya . akşam evde canınız sıkıldı değişik konusu olan bir film arıyorsunuz işte budur.hangi tarz filmlerden hoşlandığınız hiç önemli değil beğeneceğinize eminim.
Biliyomusunuzzz insan beyninin tamamını kullansaydııı neler yapardı neler geyiklerini yıllardır kendi aramızda yapmışızdır , işte bu filmde bunun üzerine kurulu sadece tek bir hap yetermiş meğerse :) viagra gibi bişi işte :)
neyse daha fazla konuya dalmadan size iyi seyirler diliyorum
17 Kasım 2011 Perşembe
Before sunrise- Before sunset

Bu iki film yılllaaaaarca listemde durdu, seyredemedim. Zamanı gelmemiş demekki. Bu arada beklerken yıllanmış, da ha lezzetli olmuş. İkisi de güzel. Aralarında 9 sene var iki filmin, üstelik -ilki beğenilen filmin devam filmi hayal kırıklığıdır! mottosunu da yıkmış, 90'lara özlem duyanlar kaçırmasın...
Kısaca konuyu da özetlemek ister deli gönül;
Ethan hawke ve Julie delpy trende tanışıp sohbet etmeye başlarlar, elektrik alış-verişi doğar, Ethan h. Julie d. yi ikna eder, Viyanada inerler, gün doğana, sun rise eyleyene dek yürürler,konuşurlar, ve bir sene sonra aynı yerde buluşmak üzere söz verirler, buluşabilirlermi, bu da ikinci filmin konusu işte...
5 Kasım 2011 Cumartesi
Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm

Aklınızın alamayacağı kadar Behzat Ç. hayranıyım.Dizinin nerdeyse tüm replikleri ezbere bilirim.Filmi gelecek diye yazdan beri tırnaklarımı kemiriyorum.Hayatımda ilk defa yaz bitsin ekim gelsin istedim.Hep senin için Behzat.Ben senin için açan çiçeklerden, sıcak havalardan, tiril tiril elbiselerden vazgeçtim.Yok bu çok duygusal oldu.herneyse:)

Filmin vizyona girdiği ikinci gün gittik aslında.Bu kadar geç yazıyorsam, bu kadar hayranı olduğum bir filmi, en güzel haliyle anlatmak istememden(valla bak).
Ha post'u gönderdikten sonra eminim gene beğenmekte zorlanıcam zira yazarak birşeyleri anlatmam genelde pek mümkün olmuyor..Herneyse volume 2:)

Benim gibi bir deli Behzat Ç. hastasıysanız film isterse hiçbir şeye benzemesin gene de deli olursunuz.Neyse ki film bu kadar basit değildi.Birincisi bu kadar komik olabiliceğini eminim kimse düşünmemişti.Çok çok uzun zamandır bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum."Marksist Ülkücü" hala kulaklarımızda.Artık bana siyasi görüşümü soranlara "ülkücüyüm, lakin en marksistinden." diye cevap veriyorum.
Harun'un "Ulan benim babamda emekli bu Red Kitt benide gömmesin?Hayır ben onu hertürlü gömerim o ayrı!" demesi,
Akbaba'nın "Ne haymanası ya ben 3 gündür evde bira içiyorum." repliği,
Tahsin müdürün 4 tane rus için "Bi ahlak büroyla görüşiyim.." demesi,
Harun'un cinayet üzerinde "Abi eğer bu mantığı yürütürsek adamların köpeğin yavrusuyla bi sorunu olması lazım" şeklinde ki inanılmaz tespiti,
Hayalet'in bir türlü bulamadığı tabut için "Amirim allah aşkına bana böyle tabut mabut buldurma ya, bana yaşayan, nefes alan bir şey söyle, ortalığın *** koyayım, patoz edip getireyim ama beni böyle cansız cansız şeylerle uğraştırma ya!"
Pembo'nun tabuttan "Küfür yok lan yavşak!" diye fırlaması,
Akbaba'nın Tübitak'tan mısınız? sorusuna "Yok lise 2 terkim" cevabı,
Behzat'ın amirlerine "Adam katil, insanları gömüyor. siz de burada gerçekleri gömüyorsunuz; siz de katilsiniz." çıkışı,
Savcımın anlam veremediğim(sanırım her kadın gibi:) anlayışlı halleri,
Behzat'ın Songül'ü kızı gibi mi yoksa bir kadın gibi mi sevmek arasında kalması,
Ve en sonunda Songül'ün ölmesi..
İşte beklenen Behzat Ç. filmi buydu zaten.Başkası olsa Songül çoktan kurtulmuş, dramatik hastane sahneleri fıldır fıldır dönmüş, savcı çoktan çekip gitmişti..
Behzat böyle gerçek işte..
Gerçi Emrah Serbes'in Son harfiyat romanını okuyup filme gidenler Red Kit'in olayının bu kadar basit ve psikopatça işlenmiş olmasına biraz bozulmuşlar.Red Kit'in vermek istediği sosyal mesajın yerine gitmediğini, tam olarak yansıtılamadığını düşünenler var.Doğrudur.Kitabı özel olarak okumamayı tercih ettiğim(maksat filmden tat almak) için yorum yapamıyorum.
Gel gelelim güzel filmdi azizim.
Gene olsa gene giderim..Gitmediyseniz gidin derim.
Bu arada Red Kit'in derdi benimle..Benimde annem emekli hehe:)
4 Kasım 2011 Cuma
İlkbahar yaz sonbahar kis -ilkbahar

Dağların arasında bir vadi var, ortasında bir göl ve gölde yüzen bir ev var. Evde budist rahip ve bir çocuk yaşıyor. Filmdeki bütün dialog birkaç cümleden ibaret. İnsanlar konuşmuyor. Hayalimdeki dünya! Mevsimler değişirken, hayatlar değişirken aslında tekrarlayan bir döngü var. Bütün film çok güzel bir fotoğraf gibi.
Koreli yönetmen Kim Ki-Duk 'un filmi. Bence sinema budur.

İkinci güzel film de ''Gölge Yazar'' ingiltereye atıf varmış ama bence Bizim ülkemizde de tekrarlanan bir senaryo, belki de dünyada başka birsürü ülkede oynanan oyunlar, beklemediğim kadar ilgimi çekti bu film.
7 Ekim 2011 Cuma
Çalgı Çengi I
Wallahi uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Lütfen Cem Yılmaz film çekmesin, sadece filmlere destek olsun, Yahşi Batı bana göre ne kadar kötüyse, bu film o kadar iyi...İkinciside geliyomuş, beklemedeyim...
29 Eylül 2011 Perşembe
İNTO THE WİLD (olmaz olsun böyle evlat)

Dün istirahatteydim, evde, vakit var, çocuk okulda, film izliyim dedim, demez olaydım, daha çok hasta etti beni bu film. Amerikalı ergen, sen fonda biriken eğitim paranı bağışla, cebindeki parayı yak, düş yollara. Neymiş, ailesinde sorunlar varmış, neymiş efendim, para çokmuş ta huzur yokmuş, Alaskaya gidecekmiş, doğada yaşayacakmış, babababbbbaaa baaaaa!!! Gene sinirlendim, sonunu da yazıcam bu gazla şimdi... Yani çocuk farklı, tamam, istemiyor, kariyerini de, sistemini de... İyi de bu ailenin ne oldu şimdi? Sen niye önlemini almıyosun maceralara atılırken? Wallahi çok kızdım. Ama seyredilmeli yine de, Sean Pean çekmiş bi kere, based on the true story, ikiii, çok etkiliyor kabul etmek lazım üüüççççç.....
14 Eylül 2011 Çarşamba
13
Şaşırtan bir film. Konusu özgün, sıkmıyor, tanıdık isimler var, kendinizi yabancı hissetmiyorsunuz, mesela bizim bir geyiğimiz vardır, adını hatırlayamayız önce filmin,-şeyi seyrettinmi ya, çok iyiyidi, neydi adııı, ya tv'da da oynadı geçen....
-kim oynuyo?
-zencilerden tabiki morgın firimin, fransızlardaaaan
-kel kafalı mı?
-hıh! o.
İşte o 'kel kafalı' fransız var, tanıdıklardan, miki rork var ama benimde bu adama itirazım var. Bir insan evladı bu kadar mı çirkinleşir? Ben ortaokuldayken bunu beğenen kızlar vardı!!!
Filmi diyodum, ben beğendim, Ferhat, Aylin beğendi, Annem çok üzüldü, 'filim o, boşver' dedik, ama etkileniyo işte...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












